Kısa açıklama
Kant’ın ahlak anlayışı bağlamında önemli bir ikilemin ortaya konması, konunun hem tartışmalı niteliğini hem de derinlemesine bir akıl yürütme gerektirdiğini gösterir. Bu ikilem, Michaelis’e atfedilen ve Kant ile popülerleşen “yardımseverlik amacıyla yalan söyleme hakkı” örneği üzerinden doğruluk ödevi ile yararcı gerekçelendirmelerin çatışmasını ele alır.